
Her şey, Erzincan'ın taş sokaklarında, 20 metrekarelik küçük bir dükkanda başladı. Dedemizin elindeki çekiç, sadece bakıra değil, bizim kaderimize de şekil veriyordu. O gün yakılan ocak, bugün hala sönmeyen bir tutkunun ilk kıvılcımıydı.
Erzincan'ın kalbinden, sofranızın başköşesine uzanan asırlık bir yolculuk

1900'lerin başında Erzincan çarşısında atılan ilk çekiç darbesinden bugüne, dededen toruna geçen, elden ele, gönülden gönüle aktarılan bir bayrağı taşıyoruz.

Fabrikasyonun ruhsuzluğuna inat, her bir parçayı hala elde, göz nuruyla işliyoruz. Bizim için her bakır levha, üzerine şiir yazılacak bir kağıttır.

Bu sanatı sadece yaşatmak değil, hak ettiği dünya standartlarındaki 'Lüks' mertebesine taşımak ve Anadolu'nun imzasını geleceğe kazımak.

Her şey, Erzincan'ın taş sokaklarında, 20 metrekarelik küçük bir dükkanda başladı. Dedemizin elindeki çekiç, sadece bakıra değil, bizim kaderimize de şekil veriyordu. O gün yakılan ocak, bugün hala sönmeyen bir tutkunun ilk kıvılcımıydı.

Zanaat, sabır demektir. Yıllar geçtikçe ocağın harı arttı, desenler inceldi. Geleneksel motifleri korurken, ustalığımızı modern formlarla birleştirdik. Atölyemizdeki çekiç sesleri artık sadece bir sokağa değil, tüm Anadolu'ya yayılmaya başlamıştı.

Bugün, dede yadigarı o mirası dünyanın dört bir yanına taşımanın gururunu yaşıyoruz. Erzincan'ın bakırını, modern sofraların en şık parçası haline getirdik. Dün atölyede işlenen o cevher, şimdi sizin evinizde parlıyor.
Sınırlı sayıda üretilen koleksiyonumuzu keşfedin.
Ateşin ve sabrın mirası. Erzincan’ın yüzyıllık bakır işçiliğini, modern sofralarla buluşturuyoruz.